Açıklama
Yutkunamadım bile, gözlerim yaş dolmadı, dilim dönmedi, adını mırıldanamadım, kalp ritmim bozulmadı.
Bir rüzgar esti ve sara nöbetine tutulmuş gibi kesik kesik çırpındı yapraklar.
O gitti ve durdu zaman.
Yeryüzü, ben ve bütün çocuklar, leblebi tozu kadar ölümsüzdük o an.
Türü : Set
Sayfa Sayısı : 632
Kapak : Karton
Kağıt : 2. Hamur
Basım Yılı : 2021
Dili : Türkçe
700 TL ve Üzeri KARGO BEDAVA !
315,00 TL
1-3 İş Gününde Kargo Kargo Ödeyen Ürünler için  tıklayınız
  • Ürün Özellikleri
  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar (0)
  • Tavsiye Et
  • Sonrası Yok

    Gitti...
    Sadece ben değil bütün dünya bakakaldı sanki ardından, bütün sesleri sustu yeryüzünün, gülümsemelerin yerini asık suratlar aldı, akşam ezanıyla dönmedi çocuklar evlerine, Hanife hanım teyze kesmedi bahçesine kaçan topu, sabah namazına kalkmadı dedem, sis değil leblebi tozu çöktü üstümüze, nefes almak öksürtüyordu artık.
    Gitti.
    Yutkunamadım bile, gözlerim yaş dolmadı, dilim dönmedi, adını mırıldanamadım, kalp ritmim bozulmadı.
    Bir rüzgar esti ve sara nöbetine tutulmuş gibi kesik kesik çırpındı yapraklar.
    O gitti ve durdu zaman.
    Yeryüzü, ben ve bütün çocuklar, leblebi tozu kadar ölümsüzdük o an.

    (Tanıtım Bülteninden)

    Mevzular

    Dünya’da ve Türkiye’de olup biten tarihi ve güncel olaylara bir de Oğuzhan Uğur’un hicivle karışık yorumlarıyla bakmak ister misiniz? Dünyada ne oluyor, ne oldu ve neler olacak? Bu tarz sorulara meraklıysanız, bu kitap sizin için bir arşiv niteliğinde olacak.
    “Biz eskiden sokakta enerjimiz bitene kadar oyun oynardık, şimdiki çocuklar tabletin şarjı bitene kadar oyun oynuyorlar. (…) Deprem, yangın, sel değil, bilgisizliktir asıl felaket. (…) Ben birinin zihnine girip kendi fikirlerimi yerleştirmek istemiyorum. Ben sadece bu taraftan da bakın diyorum. (…) Ezberlemeyeceksiniz, anlayacaksınız. Formül bu. (…) Soru sormaya devam etmek iyi bir şeydir. Kötü olan, cevapları görmezden gelmektir. (…) Eskiden yeteneğini keşfettiğimiz insanları ünlü ederdik, şimdiyse biri ünlü olduktan sonra yeteneklerini keşfetmeye çalışıyoruz. (…) En tehlikeli insan, bahaneleri olan insandır. (…) Tek yapamadıkları şey bölmek, onu da yapamazlar. Beceremezsiniz, çünkü biz bir’iz. Bir’i bir’e bölemezsiniz!”

    (Tanıtım Bülteninden)

    Olmamış Kahraman Emeklisi

    • 'kadere karşı plan yapardı eskiden İsmail
      hepsi elinde patladı
      bir dal bir yaprak gibi zayıf ve iradesizdi
      bir zaman geldi anladı
      anladıktan sonra
      artık gelen de birdi İsmail için giden de bir
      varlık da bir İsmail için yokluk da bir
      gitmek de bir İsmail için kalmak da bir
      uykuları hariç her şey bir
      az tasavvuftan anlasaydı İsmail
      Hallac’ın bin yıl önce dediğini tasdiklerdi
      ama İsmail tasavvuf bilmez
      fakir ve önemsiz olduğundan
      tasarruf bilir”

      Ali Lidar, dördüncü şiir kitabıyla bize dair olan her şeye dokunmaya devam ediyor.

      Şehirlerden, sokaklardan, kalabalıktan, aşktan, yalnızlıktan, dualardan, şarkılardan, masallardan, kaybedenlerden, müptezellerden, müezzinlerden kısacası hayattan ve bizden bahsediyor Olmamış Kahraman Emeklisi.



    Öbürküler

    Öbürküler, gecenin olur olmaz saatlerinde uykuları kaçıran, basamakları gıcırdata gıcırdata tırmanan, tel dolapları karıştıran misafirlerin romanı. Mahir Ünsal Eriş, 57 Numero’da gerçekleşen ürkütücü olayları anlatırken, bizi Menderes’in makadam yollarda sarsıla sarsıla giden otobüsünden indirip, asfaltta yaylanan damalı Impala’ya bindiriyor. Hasan Dağı’nı solumuza aldırıp, Haydarpaşa’da denizin laciverdiyle tanıştırıyor.
    Öbürküler, bize 60’lı yılları, komşuluğu, darbeleri, göçleri, hevesleri, yolları; daha da çok, bir daha asla dönemeyen Ötekileri geri getiren, hem hüzünlü hem de gülümseten bir roman.

    (Tanıtım bülteninden)

     
Ürün Yorumları
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.